Kategoriler
Uncategorized

BEN VARIM YA SEN ?

Gün doğumunda, gökyüzünde tan yerinin ilk ışıkları gözlerine yansıdığında, yüzündeki kocaman gülümsemedir yaşam… O gülümseme kanıtıdır sebepsiz gelen coşkunun, hazzın. Şımarıklığıdır içindeki haylazın. Derin bir nefes alırsın önce tüm farkındalığın sendedir.  “Ben varım “dersin işte buradayım. İyi ve kötü benim yargılarım, tutsaklığım. Şimdi, çıkıyorum bu tutsaklık halinden ve özgürleşiyorum. İyi ya da kötü yok. Her şey kabulüm ve teslim oluyorum.

Bedenimi dinliyorum. Doğanın mırıltılarını, kuşları, rüzgarı. Nefesle alıyorum yaşamın özünü ve nefesle veriyorum beni sınırlayan inançlarımı, yargılarımı. Al, ver. Al, ver. İçimde ritmik bir ezgiye dönüşüyor yaşam. Akıştayım. Ne dündeyim ne yarın telaşında. Sadece, buradayım. Kızımı emzirirken hissettiğim o coşkunluk doluyor tekrar içime. Şükür ve tefekkür. Sonsuzluk benim, evrenle birim. Yaşıyorum.

Her gün yaklaşık yarım saat kendime ayırdığım bir farkındalığın duygu, eylem ve hislere dönüşme hikayesi bu anlattıklarım. Her gün, kendimi her yönden fazlasıyla zengin, huzurlu, sevgi dolu, değerli hissettiren bir hediye. Ve ben de yaşam için hediyeyim. Başka bir ben yok.

Bir çoğunuzun tahmin edeceği üzere meditasyon ve nefes ikilisi bana bu mucizeyi yaşatan. Tabi, benden sonra. Çünkü, bu hediyeyi kendime vermeyi ben seçtim. Bilinçli bir farkındalıkla. Sizi farkındalığın sessiz düzeyiyle temas haline getiren her deneyime meditasyon denir. Her ruhani gelenekte olan birkaç biçimsel meditasyon uygulamasını benimseyebilirsiniz. Bunlardan belki de en basiti nefes alma meditasyonudur.

Gözlerinizi birkaç dakika kapalı tutun, daha sonra nefes alışınızın farkına varın. Dikkatiniz nazikçe doğal olarak içeri girerken nefesinizi takip etsin. Nefesinizi dışarı verirken de aynısını yapın. Nefesinizi belli bir ritimde almaya veya daha derin ya da az nefes almaya çalışmayın. Siz nefes olun. Bunu bir rutine çevirdiğinizde ancak bir görev gibi değil de yeme, içme, uyuma gibi beden ve ruhunuzun doğal bir ihtiyacı olarak gördüğünüzde her şeye hazır olun. Artık siz, eski siz değilsiniz. Ve bir yudum bile olsa gerçek özünüzden içtiniz. Tanrıya bir adım yaklaştınız. Mucizeyle tanıştınız. “Birlik” teki yerinizi aldınız. Ve şimdi, gerçekten yaşıyorsunuz. Gerçekten varsınız.

Sevgiyle Kalın,

Evrim EROK

Kategoriler
Uncategorized

YAŞAM KOÇLUĞU

Yolculuğumun ilk durağı olan Koçluk Eğitimleri, iç dünyamı keşfe çıktığım dönemde atılan keyifli, ilk adımları oldu. Aynı zamanda realist olduğu öne sürülen bir noktadan bugün “spiritüalizm” olarak adlandırılan geldiğim noktaya (ki ben bu duruma dönüşümün olağan akışı diyorum) akışın içinde kendiliğinden geçiş sağlayan bir başlangıç köprüsü.
Peki, koçluk nedir?
Yaşam koçluğu, bir koçluk sanatı olup, insanların kendi kendilerini güçlendirmelerine yol açan beceriler ve tutumlar geliştirerek kişisel hedeflerini tanımlamalarına ve elde etmelerine yardımcı olma sürecidir. Düşünce ve davranışlarınızı yeniden programlarken, kişisel sağlığınızdan finansal durumunuza, ailenizden işinize kadar yaşamınızın her alanını olumlu yönde etkiyebilecek ve hemen şimdi kullanabileceğiniz planlı eylemler bütünüdür. Ve bu bütün kendini bilmene, tanımana hizmet eder.
Zihinsel gücün en büyük ustalarından birisi olan Anthony Robbins başarıyı sağlayacak yedi temel tetikleyiciden söz eder. Hırs: Hırs, insanları geç yatıran, erken kaldırandır. Hırs, kişiler arası ilişkilerde istenilendir. Hırs, hayata güç, enerji ve anlam veren önemli öğelerdendir. İnançlar: Ne olduğumuz ve ne olacağımız hakkındaki inançlarımız; büyük ölçüde ne olacağımızı belirler. Neye inanırsak; onu yaşarız. Strateji: Strateji, kaynakları organize etme ve bu kaynakları etkin kullanma yöntemidir. Bir kapıyı kırarak da açabilirsiniz anahtarla da. Değerlerin açıklığı: Değerler, kendi yaşantımızda neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda sahip olduğumuz özel inanç sistemleridir. Hayatı daha saygın kılmak için bizim yarattığımız yargılardır. Büyük başarılara ulaşan kişilere baktığımızda kim olduklarını, ne yaptıklarını ve niçin yaptıklarını bilmelerinin hepsinin ortak bir yönü olduğunu görmekteyiz.
Enerji: Sadece muhteşem fikirlere sahip olmak, doğru stratejileri bilmek yeterli değildir. Doğru bildiklerimizi gerçekleştirebilmek için fiziksel eylem gücümüzün de olması gerekir. Başarı; düşüncede sahip olduklarımızı, gerçeğe aktaracak fiziksel, düşünsel, ruhsal enerjiler ile ayrılmaz bir bütündür. Bağlayıcı Güç: Hemen hemen tüm başarılı kimseler; değişik inançlara sahip farklı çevrelerin insanlarıyla ilişki kurma, birleştirme ve ahengi sağlama konusunda harikulade bir yeteneğe sahiptirler. İç dünyamızda diğer insanlarla birlikte olma ve bu ilişkiyi sürekli kılma arzusu olması, günlük hayatımızın içinde ilişkinin akışı ve dengesi için büyük önem taşır.
İletişimin Mükemmelliği: Kendinizle ve diğer insanlarla olan iletişim yönteminiz, eninde sonunda yaşam düzeyinizi belirleyecektir. Hayatımızı ve kültürümüzü yönlendirenler, hayatın kendilerine sunduğu herhangi bir zorluğu nasıl aşacaklarını ve deneyimlerini kendilerine yardımcı olacak şekilde nasıl kullanacaklarını iyi bilenlerdir. Sahip oldukları diğer bir yetenekte; bir görüş, bir araştırma, bir sevinç ya da bir görev hakkında iletişim kurabilmeleridir.
Neden bir Yaşam Koçuna İhtiyaç Duyarsın? Bu yedi temel tetikleyicinin herhangi birinin yolunda gitmediği konusunda tespitleriniz mivar? Ne istiyorsunuz? Yaşamda gerçekten istediğiniz şey ne? Nasıl usta bir nişancı olunacağını biliyor ama doğru hedefi mi arıyorsunuz? Bir fikriniz var fakat bunu nasıl yapacağınızı mı bilmiyorsunuz? Nihayetinde, kendi potansiyelinizi, özünüzü, ruhunuzu, hatırlamayı, yani; kendinizi bilmeyi mi seçiyorsunuz? Ve kendinizi bilme yolculuğunda “geminin kaptanı benim, ancak bir süre bir yardımcı, bir yol arkadaşına ihtiyaç duyuyorum” mu diyorsunuz?
O halde, bir koçunuz olmalı…
Tek bir başarı vardır. O da istediğiniz şekilde yaşamaktır.
Christoper Morley

Kategoriler
Uncategorized

NLP NEDİR?

“Nöro” sözcüğü (“sinir” anlamına gelen Yunanca neuron kelimesinden türemiştir.) davranışın tümüyle nörolojik bir işlemin sonucu olduğu ilkesini simgeler. “Linguistik” sözcüğü (“dil”) anlamına gelen Latince lingua kelimesinden türemiştir) Sinirsel işlemlerin dil ve iletişim sistemleri aracılığıyla anlatılarak, düzenlenerek ve sıralanarak modeller ve stratejiler haline getirildiğini gösterir. “Programlama” sözcüğü özgül sonuçlar elde etmek için bir sistemin bileşenlerini (bizim konumuzda duyusal temsilleri) organize etmeyi anlatır.
NLP 1970’lerde henüz bir öğrenci olan Dr. Richard Bandlerile linguistik (Dilbilim) profesörü John Grinder’in, MiltonErickson, Virginia Satir, Fritz Perls, Gregory Bateson gibi zamanın en büyük terapist ve dilbilimcilerinin zihin süreçlerinin modellenmesi yoluyla ortaya çıkmış bir psikolojik danışma tekniğidir. Öznel deneyimlerle ilgilidir. Bilinçaltına çalışır.
Nöro Linguistik Programlama bir araya geldiği üç alanın adlarından üretilmiştir. N Nöroloji: Beynin ve düşüncenin mekanizması nasıl işlenir? L Linguistik: Dilimizi nasıl kullanırız ve bu kullanım bizi nasıl etkiler? P Programlama: Hedeflerimize ulaşmak için eylemlerimizi nasıl sıralarız? Sinirsel Dil Programlama yöntemi (İngilizce NLP, NeuroLinguistic Programming), yaşamımızda üzerinde düşünmeden, otomatik olarak gerçekleştirmiş olduğumuz algılama, düşünme ve davranış süreçlerini, bilinçli hale getirme ve geliştirmede etkin olarak kullanılan bir yöntemdir. NLP’ nin altyapısını, insanların çevrelerini ne şekilde algılayıp tepki gösterdikleri, nasıl iletişim kurdukları ve davranış kalıpları üzerinde yapılan araştırmalar oluşturur. NLP’ de bu tür araştırmalar özellikle kendi alanlarında çok başarılı olan insanların stratejileri üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Buna NLP de “Modelleme” (Modelling) denir ve günümüzde hızlı öğrenme (Accelerated Learning)’nin önemli bir parçasıdır. NLP araştırmaları sonucunda geliştirilen bilgi, teknik ve yöntemler, insanlar arasındaki iletişimi pekiştirmede kullanıldığı gibi, hedef ve çözüm bulma süreçlerinde de yıllardır başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
NLP rehberlik felsefesini oluştururken şu varsayımları temel alır:

  • Harita temsil ettiği alanın kendisi değildir.
    Gerçekliğin veya gerçeğin ne olduğunu tam olarak bilemeyiz. Duyularımız, inançlarımız ve geçmişteki deneyimlerimiz, bize tepki vereceğimiz bir dünya haritası sunarlar. Nlp, elimizde bulunan haritaları, daha büyük bir hareket özgürlüğü kazanabilmek amacıyla değiştirebilme sanatıdır. Her zaman, size daha çok seçenek veren haritalar edinin ve seçeneklerinizi artırın. Seçenekleriniz arttıkça, daha fazla özgürleşir ve daha büyük bir etkileme imkanına sahip olursunuz. Zihin haritanız dünyanın size göründüğü şekli resmeder başkasınınkini değil.
  • Davranışlar adaptasyondan ibarettir.
    Kişiler, ellerinde bulundurdukları haritalara göre, her zaman en iyi seçimi yaparlar. Bu seçim, kendini savunma fikrine dayalı, garip veya kötü olabilir.
    Fakat yapılan seçim, seçimi yapan kişi açısından o andakilerin en iyisidir. İnsanlara daha iyi bir seçenek verirseniz, onlar bunu kabul ederler. Ve onlara daha iyi bir harita vermiş olursunuz.
  • İnsanlar işlerini mükemmel bir şekilde yaparlar.
    İnsanların haritası yetersiz olabilir. Yine de hiç kimse, hatalı veya kötü değildir. Hepimiz, takip ettiğimiz stratejileri ustalıkla yönetiriz. Fakat stratejilerimiz yanlış tasarlanmış veya etkisiz olabilir.
  • Davranışla kişiliği ayırın.
    Davranışlar yalnızca davranıştır. Eğer kişinin davranışını davranış olarak kabul ederseniz değiştirmeniz kolaylaşır. Ancak kişinin davranışını onun kişiliği gibi tanımlarsanız bunu değiştirmek oldukça zor olacaktır.
  • Her davranışın temelinde pozitif bir niyet yatar.
    Her eylemimizin en azından bir amacı bulunur. Değer verdiğimiz ve bize yararı olacak bir şeye ulaşmak için, NLP, bir eylemin ardındaki niyetle eylemin kendisini ayırır. İnsan, sadece eylemlerinden ibaret değildir. Bir insan, kendi pozitif niyetlerine ulaşmasını sağlayacak olan daha iyi bir davranış seçeneği varsa, onu değerlendirmeyi tercih eder.
  • Başarısızlık diye bir şey yoktur. Yalnızca geri bildirimler vardır. Kişisel gelişim alanına baktığımızda aklımıza hemen Edison ve ampulü 10000.denemesinde bulması gelir. Edison ‘9999 kere nasıl bulamayacağımı öğrendim’ diye cevap vermiştir. Başarısızlık yoktur. Yalnızca öğrenirsiniz.
  • İletişim süreci, sadece söylemek istenilenleri değil, alınan tepkileri de içerir. İletişimin anlamı aldığınız tepkidir. Eğer, iletişim sürecinde istediğiniz sonuçları alamıyorsanız, yaptığınız şeyi değiştirin, iletişimde sorumluluğu ve inisiyatifi ele alın.
    ‘Ne söylersen söyle, karşıdakinin anlayabileceği kadardır.’
    Hz. Mevlana
  • Ortaya koyabileceğiniz veya ihtiyaç duyduğunuz her türlü kaynak aslında sizde vardır veya isterseniz, onları yaratabilirsiniz. İnsanlar sonsuz kaynağa sahiptirler. Kaynaklara sahip olmayan bir insan yoktur. Sadece kişi içinde bulunduğu zihinsel durum nedeniyle o an ihtiyaç duyduğu kaynağa ulaşamayabilir. Modern hipnozun babası Milton H. Erickson’a göre terapi kişinin derin benliğine yani kaynağına ulaşmasıdır.
  • Zihin ve beden, bütünsel bir sistemi meydana getirirler ve aynı kişinin iki farklı yüzü gibidirler. Zihin ile beden birbirleriyle bir alışveriş ve ilişki halindedirler. Diğerini de etkilemeden, birisinde bir değişiklik meydana getirmek mümkün değildir. Farklı bir şekilde düşündüğümüzde, bedenlerimizde de değişiklikler olur.
    Farklı bir şekilde davrandığımızda, düşüncelerimizde ve duygularımızda birtakım değişiklikler meydana gelir.
  • Bütün bilgiler, duyular aracılığıyla alınır ve yine onlar aracılığıyla değerlendirilirler. Dil deneyimin üçüncü temsilidir. Bu şu demektir. 5 duyumuzla aldığımız bilgiler üç katlı bir şebekeden geçerler. Birinci aşama girdi aşamasıdır.İkinci aşama temsil/işleme aşamasıdır. Üçüncü aşama ise çıktı aşamasıdır. Yani, bir olayı a şeklinde yaşayıp, b şekliyle düşünüp, c şekliyle anlatırız. Yani konuştuğumuz şey, yaşadığımız olay değildir.
  • Dünyada herhangi birisi için mümkün olan bir şey herkes için mümkündür.
    Bir kişi, bir şeyi başarıyla yapabiliyorsa, yaptığı şeyi bir model haline getirip başkalarına da öğretebilir. Bu şekilde herkes, kendi yolunda ve alanında başarıyı yakalayabilir.Modelleme “kopyalama” demek değildir; sadece başkalarından öğrenmek anlamına gelir.
    İnsanlar dünyaya tek bir inançla gelir oda biri yapabiliyorsa ben de yapabilirim inancıdır. Bu nedenle bir çocuk yürüyüp yürüyemeyeceğini düşünmez. Etrafındaki insanlara bakar ve yürür. Oysa insanın iki ayak üzerinde durması fizik kurallarına aykırıdır. Bir anlamda bu, insanın başardığı en zor iştir.
  • Zorunlu çeşitlilik yasası.
    İnsanlar sonsuz kaynağa sahiptir. Bir problem, sonsuz sayıda yöntemle çözülebilir.
  • Sözlere önem verin ama davranışlara daha çok önem verin. Sözler ve davranışlar çelişiyorsa davranışlara önem verin.
  • Nlp teknikleri, motivasyon, insanlarla iletişim, öğrenme, farkındalık, bağımlılık tedavisi, fobi, duygulanım gibi davranışsal ve duygusal faaliyetlerin amaca yönelik etkin kullanımını sağlar.

NLP’nin Başarı İlkeleri: -Ulaşmak istediğiniz sonucu bilin
-İstediğiniz sonuca ulaşana kadar davranışınızı değiştirin (esneklik)
-Hedefe ulaşıp ulaşmadığınızı anlayacak yeterli duyusal keskinliğe sahip olun.
-Harekete geçin.
Siz zaten tam ve mükemmelsiniz. Eğer, tam ve mükemmel olduğunuz konusunda böyle olmadığına dair farklı inançlar geliştirdiyseniz, ne dersiniz?
NLP teknikleriyle & Profesyonel bir koç eşliğinde hatırlamak ister misiniz?

Sevgiyle Kalın.
Evrim Erok

Kategoriler
Uncategorized

THETAHEALİNG NEDİR?

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

Kategoriler
Uncategorized

NEFES

“Şu içinde olduğun tek anlık ömrünü fırsat bil ve onunla ilgilen. Ne geçmişe üzül ne de gelecekten kork.
Mevlana
Birçok dil ve kültürde nefes ve ruh aynı sözcüklerle ifade edilmiştir. Örneğin; Sanskritçede ruh, can anlamındaki “atman” sözcüğü hava, nefes anlamına gelir ki Almancada “atmen” sözcüğünün karşılığı da nefes almaktır. Grekçe’de “pneuma “can, ruh, rüzgar ve nefes anlamını taşırken, İbranicedeki ruah, aynı anlamları taşıyan başka bir kelimedir. Latincede spitirus ruh spirare nefes anlamındayken, İngilizce respire, Fransızca respirer, İtalyanca respiare aynı kökten gelmektedir. Doğu dillerinin çoğunda nefes öz ve evrenle bağlantı kurmak anlamlarında kullanılır.
Kendi kültür ve geçmişimize bakıldığında ise nefesin kökü olarak kabul edilen nefs sözcüğü; ruh, can, öz, “bir şeyin kendisi olma” anlamlarındadır. Göktürkçede ve Uygurcada ruh anlamına gelen tin, aynı zamanda nefes anlamına da gelmektedir. “Sufizm” de nefes, yaradan ile aramızdaki köprüdür. Türk Dil Kurumuna göre ise nefes, “şifa amacıyla hastaya okunan dua”, “canlılık, hayat belirtisi” gibi anlamlar taşır.
Her insan doğal nefesiyle dünyaya gelir ve egomuzun devreye girdiği 2-3 yaşından itibaren limitleyici nefes alma alışkanlığını kazanmaya başlar. Nefes koçluğu, kişinin limitleyici olan nefesini analiz edip o kişinin tekrar doğal nefesine dönmesi için yapılan çalışmalardır. Nefes koçluğu yaklaşık 1,5 saat süren seanslar eşliğinde yapılmaktadır. Öncesinde kısa bir yaşam koçluğuyla birlikte devam ettirilir. Nefes koçları, nefesi analiz edip kişinin nefes alışında bir problem varsa onun üzerinde birebir, canlı şekilde çalışır ve doğru olan yeni nefes alışkanlığını kazanması için kişiye rehberlik eder.
Yüzyıllardır kullanılan en önemli şifa araçlarından biri olan nefesin doğru kullanıldığında ve bilimsel tekniklerle desteklendiğinde mucizeler yaratan bir iyileştirme gücü olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Nefes, fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal tepkilerimizin kontrolüne sahip ana merkezdir. Yaşanan her duygunun, atılan her adımın, yaşamın her anının bir nefes karşılığı vardır, yani nefesimizi etkilerler. Aynı şekilde nefesimiz de onları etkiler. Çünkü, beynimiz aslında bedenimizi algılamak için programlanmıştır. Sinir sistemimiz, kalbimizin ritmini, nefesimizi ve bedendeki tüm dokularımızı algılar ve ona göre “stres altındasın” ya da “dingin ve güvendesin” diyerek beyne mesaj yollar. Beyin aldığı mesajlara göre değişir. Stres altındayken nefesimiz yoluyla onunla aynı dilde konuşabilir, ona mesaj gönderebiliriz. Ve böylece, fizyolojik olarak nefes alışkanlığımızı değiştirmekle beyne pozitif sinyaller göndererek anında otonom sinir sistemimizi dengeli bir hale getirmiş oluruz. Nefes, sadece fiziksel sağlımıza değil, her türlü sınırı aşıp özgürleşmek, bütünün farkına varmak, birlik bilincine ulaşmak anlamında da en etkili ve kolay bir dönüştürücüdür. Nasıl nefes alıyorsak, öyle yaşarız. Nasıl yaşıyorsak, öyle nefes alırız.
Birlikten bütüne, birebir yapılan nefes koçluğu seanslarını veya meditasyon eşliğinde doğal nefesimizden kadim nefes tekniklerine uzanan bir yelpazede “nefesini fark et “atölyelerinde görüşmek dileğiyle…

ONLİNE NEFESİNİ FARK ET ATÖLYESİ

Sağlıklı yaşamla ilgili önerilerimi tek bir sözcükle sınırlamam gerekseydi “nefes” derdim.
Dr. Andrew Well
Atölyelere katılım sağlamanız halinde:

  • Depresyon, uykusuzluk ve anksiyete ile başa çıkabilir,
  • Stresini yönetebilir,
  • Fiziksel ve zihinsel detoks yapabilir,
  • Sindirim sistemini dengeleyerek düzenli çalışmasını sağlayabilir
  • Metabolizmanız yavaşsa hızlandırarak, zayıflamanıza destek alabilir,
  • Akciğerlerinizin kapasitesini artırabilir,
  • Zihinsel ve fiziksel enerjinizi yükseltebilirsiniz.

Dilerseniz birebir online seans alabileceğiniz gibi, sınırlı sayıda yapılacak olan online atölye gruplarına da dahil olabilirsiniz.
Periyodik zaman aralıklarında yapacağımız atölyelerle ilgili içerik bilgisi, sizlerin de talepleri dikkate alınarak atölye tarihinden önce paylaşılacaktır.
NEFES ATÖLYELERİNDE
ZİHNİNİ SAKİNLEŞTİR & BEDENİNDE DENGE YARAT VE PARLAT & TOKSİNLERİNDEN ARIN